Kayıp Ülke
Bırakıp giderken bir serçe ürkekliğinde,
Arka sokağın sis lambası vurdu yüzüne,
Bir kalem gibi, kırıldı kırılacak
Bitmiş mürekkebin son sözcükleriydin,
Dilimde
Adını duymamıştım, hüviyetin kayıptı
Bekliyordum oysaki,
Tutunacak bir dalın, budanmamış yanı
Kayıp ülkenin barbarlığı göçtü teninden,
Selama durdular, üstü başı tarumar bir halkın dilinden
Kaçan bir kuş sürüsü oldun çölde,
Uzanıp da yakalanmayan,
Bitip de, suya hasret dudağında,
İki büklüm halin, göğsünde bir yara
Okşuyor hava, hayat bu be diyorsun pusatsız kokunda
Oysa ne heybetli sevişlerin vardı
Kocaman sözlerin, belki de ağıza alınmayan küfürlerin
Sarhoşluğunda vazgeçilmezdin,
Ama sabahında, sine-i millete dönen gururun,
İşte, feth edilmeyendin,
İşgale uğrayan yalnızlığında, çektikçe tüten ağır bir sigara,
Gerisini sen düşün, çekiliyorum beyaz bir bayrağın eşiğinde
Ülken senin, toprak sen
Olurda gökyüzü çarparsa gözlerine,
Telaş etme, ellerin yurdunda silaha kuşanır umud
Sen kalırsın son kurşunda, patlamamış sinik kokun...
Fırat Zeydan
Bu şiiri okurken şad oldum :) her siir her saiirin dilinde farklı bir duygu içerir.:) şiirlerinizin devamını dilerim :) 🦋🌹
YanıtlaSilTeşekkürler 🍂
YanıtlaSil